Almanca Kelimeler B2
Seviye: B2 · Almanca
20 kelime
| Almanca | Anlam | Örnek cümle |
|---|---|---|
| Verhandlung | bir uzlaşmaya varmak için taraflar arasında yapılan görüşme | Die Verhandlung zwischen den beiden Firmen dauerte den ganzen Tag. İki şirket arasındaki görüşme bütün gün sürdü. |
| Nachhaltigkeit | kaynakların gelecek nesiller için korunmasına odaklanan kavram | Nachhaltigkeit ist ein wichtiges Thema in der heutigen Wirtschaft. Sürdürülebilirlik, günümüz ekonomisinde önemli bir konudur. |
| Gleichberechtigung | tüm insanların aynı haklara ve fırsatlara sahip olduğu durum | Gleichberechtigung ist ein Grundpfeiler der Demokratie. Eşitlik, demokrasinin temel taşlarından biridir. |
| Innovation | yeni fikirlerin, yöntemlerin veya ürünlerin hayata geçirilmesi | Innovation ist der Schlüssel zum wirtschaftlichen Fortschritt. Yenilik, ekonomik ilerlemenin anahtarıdır. |
| Kompromiss | her iki tarafın da çözüm bulmak için taviz verdiği anlaşma | Ein guter Kompromiss erfordert oft Geduld und Verständnis. İyi bir uzlaşma çoğu zaman sabır ve anlayış gerektirir. |
| Wissenschaft | olgu ve olayları araştırmaya ve açıklamaya yönelik sistemli yaklaşım | Die Wissenschaft hat in den letzten Jahrzehnten enorme Fortschritte gemacht. Bilim, son on yıllarda büyük ilerlemeler kaydetti. |
| Selbstbewusstsein | kendine ve kendi yeteneklerine güven duygusu | Selbstbewusstsein hilft, Herausforderungen besser zu meistern. Özgüven, zorlukların üstesinden daha iyi gelmeye yardımcı olur. |
| Kreativität | yeni ve özgün fikirler geliştirme yeteneği | Kreativität ist in vielen Berufen eine wertvolle Eigenschaft. Yaratıcılık birçok meslekte değerli bir özelliktir. |
| Effizienz | mümkün olan en az çabayla bir hedefe ulaşabilme | Die Effizienz des neuen Systems ist beeindruckend. Yeni sistemin verimliliği etkileyici. |
| Konsens | genel bir uyum veya ortak anlayış | Die beiden Parteien haben einen Konsens erreicht. İki taraf bir uzlaşmaya vardı. |
| Integration | farklı unsurları bir bütün hâline getirme süreci | Die Integration von Migranten ist eine gesellschaftliche Herausforderung. Göçmenlerin entegrasyonu toplumsal bir zorluktur. |
| Ambivalenz | aynı anda çelişkili duygu veya düşüncelere sahip olma durumu | Seine Ambivalenz gegenüber der Entscheidung war offensichtlich. Onun bu karara karşı ambivalansı açıktı. |
| Dynamik | bir değişimi veya gelişimi etkileyen güçler ya da özellikler | Die Dynamik der Gruppe veränderte sich rasch. Grubun dinamiği hızla değişti. |
| Flexibilität | değişen koşullara uyum sağlama yeteneği | Flexibilität am Arbeitsplatz wird immer wichtiger. İş yerinde esneklik giderek daha önemli hâle geliyor. |
| Paradigma | bilimde veya felsefede temel bir model ya da örüntü | Das Paradigma hat sich in den letzten Jahren stark gewandelt. Paradigma son yıllarda büyük ölçüde değişti. |
A1 ve A2 her zaman ücretsizdir. B1, B2 ve C1'i ödeme veya pazarlama izni olmadan açmak için aşağıdaki üç adımı tamamlayın.